Adana Bebek Bakıcısı İle İyi Geçinme

Adana Bebek Bakıcısı İle İyi Geçinme

Adana bebek bakıcısı Çalışan annelerin gözü genellikle arkadadır. Nadiren aramızdan bazıları harika bakıcılar, anlayışlı anneanneler, uyumlu babaanneler, söyledikleriyle yaptıkları bir olan okullar bulurlar da içi biraz rahatlar. Ben kızım okula başlayana kadar, içi rahat olan, gözü pek arkada kalmayan bir çalışan anneydim (Okula başlayınca işler değişti ama bu başka bir yazı konusu). Bu rahatlığımda annemin ve kayınvalidemin gayet işbirlikçi yaklaşmaları büyük etken oldu. Bununla ilgili yazımı şu linkten okuyabilirsiniz.

Peki ben bu işbirliğini sağlamak, sonra da korumak için neler yaptım? Aşağıda yaptıklarımı ve yapmadığım ama yapılabilecekleri listelemeye çalışacağım. Bu arada benim uzmanlık alanım anneanne/babaanne üzerinedir çünkü kızımın hiç bakıcısı olmadı ama mümkün olduğunca bakıcılara da uygulanabilecek çözümleri eklemeye çalışacağım.

Adana Bebek Bakıcısı’na Çocuğunuzu tanıtın

• Ne yer, ne içer, nasıl uyur, ne zaman uyur, ne kadar uyur, en sevdiği oyuncak hangisidir… her şeyi anlattığınız bir oryantasyon süreci oluşturun. Bununla ilgili tablolar hazırlayabilirsiniz.
Yukarıdaki yazımı okuduysanız benim kullandığım tabloları da göreceksiniz.
• Bir süre bakacak kişiyle birlikte vakit geçirin. Sizin yanınızda olup bebeğinize nasıl davrandığınızı gözlemlesin. Siz de bu süreçte çocuğunuza nasıl bakılmasını istiyorsanız öyle davranın.

• Eğer fırsatınız varsa işe başlamadan önce bir-iki saatle başlayan, gittikçe uzayan sürelerde bebeğinizi/çocuğunuzu bakacak kişiyle baş başa bırakın. Birbirlerini tanısınlar, birbirlerine
alışsınlar.

Bebek bakıcısının İşlerini kolaylaştırın
• Okuması, anlaması kolay notlar hazırlayın. Buzdolabına asın. Bu notları çocuğunuzun fotoğraflarıyla süslerseniz ara sıra gözleri takılıp tekrar bakacaklarına emin olabilirsiniz.

• Çocuğunuzun yemesini istediğiniz besinleri, en azından bazılarını siz hazırlayıp taze taze bırakın.

• Yemesini istemediğiniz gıdaları eve almayın. Başka bir evde bakılıyorsa, abur cuburları çocuğun gözünün önünde olmayacağı bir yere kaldırmalarını rica edin. Çünkü siz çocuğunuzun isteğine kolaylıkla “hayır” diyebilirsiniz ama bir yabancı, bir büyükanne ya da dede, fışkırırcasına akan gözyaşlarına karşı duramayabilir.

• Yedek kıyafetleri hazırlayın. Hatta kombinleyip bırakın ki “bunun altına şunu mu giydirsem, çoraplar da nerdeydi” gibi sıkıntılar yaşanmasın.

• Oyalanacağı oyunları/oyuncakları bakan herkese anlatın. Hangi kitapların okunabileceğini gösterin.

• Yeni bakım yöntemlerini öğrenmek isteyip istemediğini sorun. Olumlu yanıt aldıysanız kendinize aldığınız kitapları onlarla paylaşın. Beğendiğiniz blog yazılarının çıkışını alıp onlara
götürün.

Referans gösterin, örnekler verin
• Anneanneler, babaanneler bazen sizin söylediklerinizi değil, doktorların söylediklerini ciddiye alırlar. Bu durumda biraz pembe yalanın bir sakıncası yok bence. “Doktor dedi ki
alerjik bünyesi varmış, çikolata-bisküvi içindeki kimyasal maddeler vücutta döküntüye sebep olabilirmiş, Allah korusun!”

• Doktor dedi ki, yemek için zorlamayın

• Bazen korkutan örnekler daha akılda kalıcı olur: “O kadar hareketlendi ki, bu sabah kaşla göz arasında önce sandalyeye sonra da masaya çıkmış. Tam zamanında fark ettim yoksa düşüyordu masadan. Bu aralar çok dikkatli olmak lazım, camları kapıları açık bırakmamak gerek!”

Kanayan yara: Çikolata & Televizyon
• Çikolata verildiği zaman istemeyen çocuk, torunu istediği zaman (bazen de istemeden) almak için tereddüt eden dede sayısı pek fazla değildir sanırım. Çikolata, cips vs. gibi paketli gıdaları
yemesi tarafınızca zinhar yasaklanmamışsa orasına karışmam. Ama biraz yemesinde sakınca görmüyorsanız ona verilen miktarı azaltmalarını sağlayabilirsiniz.
o Bahaneler: “Günde şu kadardan fazla abur-cubur yerse yemek yiyemiyor / vücudu kabarıyor, sanırım alerjisi var / Diş hekimine götürdüm, çürük oluşumuna yatkın olduğunu dikkat etmemiz gerektiğini söyledi…” aklınıza gelen masum bahaneleri kullanabilirsiniz.
o Psikolojik baskı: “Ama her gün çikolata/oyuncak verirseniz sizi verdiğiniz hediyeler için sevecektir. Ben böyle olmasını istemiyorum. Hafta da bir günü sürpriz günü yapsak ne dersiniz?”

• TV seyretmemesi de sizin için değişmez yasaklar arasındaysa yine yapacak birşey yok. İnşallah uygulatabiliyorsunuzdur. Ama Tv izlemesine kısa sürelerle izin veriyorsanız, siz yokken seyrettiklerini ve süresini kontrol altına almaya çalışabilirsiniz.
o TV’de sadece xxx kanalında, xxx filmlerini seyretsin. Bunlar gelişimi için daha uygun. xxx filmlerini kesinlikle seyretmemeli, şiddet içeriyor, kötü davranış sergileyen karakterler var vs…
o Bütçeniz uygunsa bir tablet alıp içine sizin uygun gördüğünüz çizgi filmleri, oyunları, masalları, dijital kitapları yükleyebilirsiniz. Aslında çocuğunuzun aile bireyleriyle fotoğraflarını, videolarını yüklemeniz çizgi filmden daha sağlıklı olacaktır.
o TV ya da tablet fark etmez, seyrettiği süreyi sınırlayabilirsiniz. “Günde 3 kez 20 dakikadan fazla seyretmemesinde fayda var” gibi kendi sürelerinizi kendiniz belirleyebilirsiniz.

Bakıcınızı Dinlendirin

• Çocuğunuzun Adana bebek bakıcısı varsa zaten akşamları ve haftanın bir günü izinli demektir.

• Anneanne/babaanne bakıyorsa onları da her fırsatta dinlendirin. Hafta sonu çocuğunuzu bırakmamaya çalışın. Hep birlikte bir yere gidecekseniz çocukla ilgilenmek zorunda olmayacağı şekilde kendinizi ayarlayın.

• Belki bazı akşamlar onları yemeğe götürebilirsiniz. Böylece o gün yemek yapma derdini düşünmemiş olurlar. Bebeğinize kendi evlerinde bakıyorlarsa, bir pazartesi sabahı çocuğunuzu bırakırken, bir gün önceden hazırladığınız yemeği götürebilirsiniz.

• Anneanne/babaanne evinde bakılan çocuğunuzu geceleri almaya özen gösterin. İşten geç çıksanız da, çocuğunuz uyumuş olsa bile koşullarınız elveriyorsa birlikte eve dönün. Hem siz birbirinizi özlemiş olacaksınız hem de bakan kişiye rahat bir uyku sağlayacaksınız. Bu durum sizi Uykusuz Anneler Kulübü’nün katmerli üyesi yapabilir ama çocuğunuzla gece görüşemeseniz bile sabah birlikte geçireceğiniz bir saat çok kıymetli olacaktır.

Görmezden gelin
• Sonuçta herkesin tarzı birbirinden farklıdır. Sizi yetiştiren annenizin bile… O yüzden ufak tefek fikir ayrılıklarını görmezden gelmek, büyük kavgaların, kırgınlıkların önüne geçecektir.

•adana bebek Bakıcısı /anneanne/babaanne ne yaparsa yapsın, ne kadar birlikte olursa olsun, çocuğunuz özünde anne/babasını örnek alacaktır. Örneğin, anneannesi yemeğini masada değil koltukta yediriyorsa ve bundan hoşlanmıyorsanız siz evdeki tüm yemeklerinizi hep birlikte masada yemeye özen gösterin.

Bu saydıklarımın hepsi anlayışlı, işbirlikçi bakıcılar, anneanneler, babaanneler üzerinde uygulanabilir.

Dediğim dedik, çaldığım düdük anneanneler, babaanneler üzerinde denerken tedbirli olunuz.

Konuk yazar: Gülderen Yalçın Murteza



Bir Cevap Yazın

*